Adres
Başakşehir/İstanbul 34480
Adres
Başakşehir/İstanbul 34480

Günümüzde sosyal medyanın giderek artan etkisi, insanların kendilerini ve inançlarını ifade etme yöntemlerini de derinden etkilemektedir. Özelikle Müslüman kişilerin sosyal mecralarda sergiledikleri hassasiyetler, zaman zaman asıl hayatlarıyla ve içsel duygularıyla çelişir duruma gelmiştir. Yazımızda, İslamcılık ideolojisine bağlı bir perspektiften, bu yapmacık hassasiyetlerin nasıl şekillendiğini ve gerçek duygularla nasıl bir tezat oluşturduğunu irdeleyeceğiz.
Sosyal medyada sürekli karşılaşılan bir durum, Müslümanların dini ve ahlaki değerlerin yoğun bir şekilde altını çizmelerine rağmen, bu değerlerin günlük yaşantılarında aynı hassaslıkta olmamasıdır. Örneğin, bir birey sosyal medya hesabında devamlı olarak İslami buyruklara vurgu yaparken, gerçek hayatında bu buyruklara tam manasıyla bağlı bir yaşam sürmeyebilir. Bu noktada, modern dünyanın iki yüzlü yanı gözler önüne çıkmaktadır. Sanal alemde gösterilen bu yapmacık hassasiyetler, kişinin gerçek hayatındaki samimiyetsizliğini ve iki yüzlülüğünü dışa vurmaktadır.
“İslamcılık” ideolojisi, Müslümanların yaşamlarının her noktasında İslami değerlere bağlı kalmalarını savunur. Bu ideolojiye göre, bir Müslüman’ın tüm hareketleri, düşünceleri ve hissiyatları İslamiyet’in muntazam öğretilerine göre şekillenmelidir. Ancak sosyal medya, bu ideolojinin yüzeyselliğini ve bireyler üzerindeki gerçek etkisini sorgulatan bir alan haline dönüşmüştür. İslamcılığın derinlikli ve köklü değerleri, sosyal medya mecralarında yüzeysel ve yapmacık bir hale dönüşmüştür.
Bu göstermelik hassasiyetlerin altında yatan sebeplerden biri, sosyal platformların beraberinde getirdiği beğeni ve onaylanma arzusudur. İnsanlar, takipçilerinden beğeni ve takdir görmek için dini hassasiyetlerini abartılı bir şekilde sergileme yolunu tercih ederler. Ancak bu gösterişçi tutum, aslında İslamiyet’in özündeki tevazu ve ihlas prensiplerine aykırıdır. İslamiyet, riyadan uzak, içten gelen samimi bir inanç ve bağlılıkla bir hayat yaşamayı öğütler.
Sosyal mecralar ise, tam tersine, gösterişin ve yapmacıklığın merkezi haline gelmiştir. Özellikle bu durumu içinde bulunduğumuz Filistin meselesinde yakinen görmekteyiz. Örneğin, geçtiğimiz günlerde Türkiye’de Galatasaray şampiyonluğunu ilan ederken, İs*ail ise Refahta uluslararası kararları hiçe sayarak güvenli bölgeye zalimce bir saldırı gerçekleştirdi. Bu süreçte sosyal medyada sıklıkla şu manzarayla karşılaştık:
Hesaplardan ardı ardına paylaşılan iki hikâyenin ilkinde şampiyonluk coşkusunun mutluluğu ve kıvancı varken, hemen ardından gelen paylaşımda Filistin’in hüznü ve İs*ail kindarlığı yer alıyordu. Bu durum aslında genel olarak “Sosyal Medya Müslümanlığını” ve içerdiği tezatı özetler niteliktedir.
Gerçek hayatla sosyal medya arasındaki bu tutarsızlık, kişilerin içsel çatışmalarını da çoğaltmaktadır. Sosyal mecralarda dini değerlerini abartılı bir şekilde vurgulayan biri, gerçek yaşantısında bu değerlere uymadığında, kendi iç huzurunu yitirebilir. Bu durum, bireyin manevi dünyasında derin yaralar açabilir ve samimiyetini sorgulamasına sebebiyet verebilir. İslamcılık ideolojisi, bireylerin iç dünyalarında huzuru ve dengeyi bulmalarını hedef edinir. Fakat sosyal medya, bu dengeyi bozarak, samimiyetsiz bir yaşam tarzını özendirir.
Sözün özü, sosyal medyada sergilenen yapmacık hassasiyetler ve davranışlar, İslamcılık ideolojisinin özündeki ulviliğine ve samimiyete gölge düşürmektedir. Gerçek yaşamla sosyal platformlar arasındaki bu çelişki, kişilerin özellikle de Müslümanların içsel dünyalarında zıtlaşmalara yol açar. Bu da zamanla itikadi problemlerin önünü açabilir ki en tehlikeli durum da budur. İslam’ın buyrukları, içten gelen bir inanç ve bağlılıkla yaşamayı öğütlerken, sosyal medya bu değerleri yüzeysel ve riyakâr bir hale getirmektedir. Bu nedenle, Müslümanların sosyal medyada sergiledikleri hassasiyetlerin, gerçek yaşamlarındaki samimiyet ve hassaslıklarıyla uyumlu olması büyük önem teşkil etmektedir. İslamcılık ideolojisi ancak bu yöntemle gerçek anlamda yaşanabilir ve sürdürülebilir bir değerler bütünü olduğu ispatlanabilir. Alah (c.c.) bu yapmacıklıktan hepimizi muhafaza eylesin. Selam ve dua ile…